- Ana Sayfa
- Hakkımda
- Proje İlanları
- Motivasyon Mektubu Nasıl Yazılır?
- AGH/EVS Yapmak İsteyenler İçin bilgiler
- AGH Proje ve Ülke Seçimi Nasıl Yapılır?
- AGH-EVS Projesi bulmak İçin Yapabilecekleriniz
- AGH Başvurusu Nasıl Yapılır?
- Gönderen Kuruluş Nasıl Bulunur?
- AGH Mülekatında Neler Sorulur?
- AGH İçin Yabancı Dil Önemli mi?
25 Kasım 2012 Pazar
22 Kasım 2012 Perşembe
AGH Proje ve Ülke Seçimi
Kabul
etmek gerekir ki EVS için ülke ve proje seçimi gerçekten zor bir süreç. Kendi deneyimlerimi
ve karşılaştığım diğer gönüllülerin deneyimlerini paylaştığım bu yazıyı
okuduktan sonra umarım kafanızdaki soru işaretlerin bir kısmı aydınlanabilir.
Kısa sureli AGH/EVS düşünüyorsanız (muhtemelen
de yaz tatiline denk getirilmiş) 2-3 ay boyunca
zamanınızı keşfetmeye, arkadaş edinmeye ve gezmeye ayırabilirsiniz. Projenin
teması ve çalışma alanınız, kalacağınız ülke, kaldığınız şehrin büyük-küçük
olması vs. gibi konulara odaklanacak zaman pek fazla bulamasınız.
| Benalmadena/Malaga |
Örneğin
çocukları çok seviyorsanız ve daha önce çocuklarla çalışma deneyiminiz de varsa
ve bunu motivasyon mektubunuzda belirtirseniz; sizin için hem projeye
seçilmeniz için bir artı olacaktır, hem de sevdiğiniz bir temada çalışma imkanı
bulacaksınız. Ancak bu konuda hiçbir deneyiminiz yoksa ve kuzeninizin çocuğunu
uzaktan tatlı bularak ‘çocuk temasında çalışayım, çok sevimliler’ diye
düşünürseniz, bir şekilde projeye seçilirseniz dahi, gittiğiniz zaman projeden hoşlanmayabilirsiniz, çok yanlış bir konu-proje seçtiğinizi fark
edebilir ve aylarca size işkence gibi gelebilecek bir işte çalışmak zorunda
kalabilirsiniz. Kısa dönemli EVS/AGH için bu durum çok da zor olmayabilir ancak
sevmediğiniz bir konuda 1 yıl gibi uzun bir süre çalışmak çok zordur.
Şahsen
ben temalara göz attığımda yeteneklerime uygun 3 tane tema bulmuştum; çocuk,
iletişim, kültür - sanat. Uzun süreli EVS/AGH düşündüğüm için çocuk temasını es
geçtim çünkü çocuklarla ilgili kuzenimin kızı ve akrabaların çocukları ile kısa
süreli olarak zaman geçirmem haricinde bir gönüllülük deneyimim yoktu. Bu
nedenle iletişim ve kültür-sanat temalarına odaklandım, bu temalar aktif olarak
gönüllülük yaptığım ve deneyim sahibi olduğum konulardı ve seçilme şansımın
daha yüksek olacağını düşündüm ve birkaç kabul maili aldıktan sonra gördüm ki
haklıymışım J
İspanya
ya da Almanya istediğimden emindim (iki ülkeye
karşı da kişisel bir ilgim var) ancak ilk tercihim İspanya idi.
Hangi temaya başvuracağımı kesinleştirdikten sonra İspanya’da şehirleri araştırmaya
başladım; tabi ki herkes gibi aklıma ilk gelen yer Barcelona oldu ve
Barcelona’daki istediğim temada çalışan kuruluşları araştırmaya başladım. Taaaa
ki İspanyol arkadaşlarımla konuşuncaya kadar… Türkiye’de Couchsurfing’i aktif
olarak kullandığım için farklı ülkelerden birçok kişi ile tanışma fırsatım oldu
ve benim için oldukça yararlı bilgiler öğrendim. Bu siteye üye olmanızı öneririm, hatta EVS/AGH için seçilmişseniz !KESİNLİKLE! öneririm. İspanyol arkadaşlarıma bu programdan bahsettiğimde
ve Barcelona’ya gitmeyi planladığımı söylediğimde; ‘Barcelona çok pahalı bir
şehir, gönüllü aylığı ile zor geçinirsin ve para biriktiremediğin için de gezme
fırsatın çok olmaz, sen en iyisi Güney İspanya’ya git, hem güzel bir coğrafya, hem
de gönüllü aylığı ile para biriktirip gezme fırsatın olur’ dediler… Gayet
mantıklı geldi ve tercihlerimi güneye;
Andalucia´ya kaydırdım..
| Alcazar/Sevilla |
EVS yaptığım kuruluşuma başvurmam gerçekten tesadüf oldu. Granada’da bir
kuruluşa motivasyon mektubumu yollamıştım ve ‘Üzgünüm ama şu anda gönüllü
alımı sürecinde değiliz, ancak Malaga’daki aynı temada çalışan dost kuruluşumuz
şu anda gönüllü arıyor ve bu linkten olara ulaşabilirsin’ şeklinde bir mail
aldım ve linkteki projeyi okuyunca da hayalimdeki proje olduğunu fark ederek
hemen başvurdum.
Barcelona
gibi çok büyük ve ünlü bir şehirde yaşamaktansa, para biriktirebileceğim ve
bolca seyahate çıkabileceğim bir şehirde yaşamayı tercih ettim. Bununla
birlikte projelere başvururken şehir merkezinde yaşamak istediğimden de emindim. Şehir merkezi demişken: bu önemli bir konu
arkadaşlar. Şahsen Antalya’da doğup büyümüş birisi olarak büyük şehre alışığım
ve evsdatabase’de ‘rural area’ olarak tanımlanan kırsal bölgelerde olan
projeleri hiç tercih etmedim, bunu gerçekten istemediğimden emindim. ‘EVS olsun
da neresi olursa olsun, 15 haneli köyü bile giderim’ diyen, ancak kırsal
bölgelerde hiç yaşamamış olan ve sonradan proje başlayınca psikolojisi bozulup
projeyi yarıda bırakıp geri dönen bir çok EVS gönüllüsü var!!! Hatta benden önce EVS yapan ve Malaga’nın
kırsal bölgesindeki projesini yarıda bırakıp geri dönen arkadaşımla
konuştuğumda, bana bu projeyi seçtiği için çok pişman olduğunu söylemişti: ‘Malaga güzel bir şehir ve sıkıldığım anda
köyden şehre gelebilirim ve gezebilirim diye düşündüm ve bu yüzden de ‘rural
area’ olmasını önemsemedim. Ancak uzak bir köyde yaşıyorum, köyde yerel halk İngilizce
bilmiyor, üstüne projede yalnız çalışıyorum ve evde yalnız kalıyorum, çevremde
hiç arkadaşım yok ve çok yalnızım, geri dönmek istiyorum’ demişti…
Kırsal
bölgelerdeki evs projelerini yazmayın demek istemiyorum, yanlış anlaşılmasın!!! Ne
istediğinizden emin olmanız gerektiğinden bahsediyorum. Kırsal bölgede büyümüş
birisi olabilirsiniz ve size örneğin Berlin ya da Barcenona gibi bir şehir
aşırı büyük, karışık ve kalabalık gelecektir. Gittiğiniz zaman zaten kültür
şoku yaşayacaksınız ve eğer projenizin olduğu şehir sizin önceki şehrinize hiç
benzemiyorsa, örneğin siz ömrünüzü Antalya/Kaş gibi küçük bir ilçede geçirip,
sonra da Almanya/Berlin’de projeye giderseniz kültür şoku daha da hissedilir
olacaktır. Daha önce görmediğiniz kadar
soğuk ve kalabalık bir yere uyum sağlamak ve orada uzun süre yaşamak çok da
kolay olmuyor...
Tabi bununla birlikte daha önce yaşadığınız yerlerden tamamen farklı bir yere giderek tamamen farklı ve güzel bir deneyim de elde edebilirsiniz. Malaga/İspanya'dan Yunanistan'ın küçük bir köyüne uzun dönemli çevre projesinde kuş gözlemi çalışması için giden ve çok güzel deneyimler elde ettiğini söyleyen bir İspanyol gönüllü ile karşılaşmıştım mesela.. Eğer doğa, yabani hayat ve sakinlik hoşunuza gidiyorsa 'rural area'lar tam size göre de olabilir. Bu konu tamamen sizinle ilgili; ne istediğinizi bilmeniz ve ona göre tercihte bulunmanız gerekli...
Ben
Antalya’ya benzer bir şehir olan Malaga’ya gittiğim için kültür şoku neredeyse yaşamadım diyebilirim. Malaga’nın bazı bölgeleri Antalya’nın bazı
bölgelerinin tıpatıp aynısı! Zaten Akdeniz iklimi ikisi de, hatta Malaga’nın
havası Antalya’ya göre çok daha yaşanılabilir bir hava (yazın 50 derece ve
nemle birlikte 60 derece hissedilen sıcaklıkta olmuyor mesela) Kültür olarak
İspanyollar gayet sıcak, yardımsever ve cana yakınlar. Tamamen ortak özellikler
diyemem ancak birçok benzer özellik mevcut ve bu da kültür şokunu azaltıcı bir
etmen. Örneğin Doğu Almanya’ya giden arkadaşım Almanların çok soğuk ve mesafeli
olduğunu ve çok fazla arkadaş edinemediğini söylemişti. Tabi eğer mesafeli
birisi iseniz Doğu Almanya tam size göre bir yer de olabilir. Eğer çok dakik,
mesafeli ve ciddi bir yapınız varsa Güney İspanya’nın ve Güney İtalya size değişik gelecektir J
| Nerja/Malaga |
Dil
konusuna gelirsek… EVS süreci dil öğrenme bakımından oldukça verimli geçebilir
(tabi siz isterseniz). Ben tez yazdığım için gelmeden önce İspanyolca çalışma
imkanım hiç olmadı, sonra da çok pişman oldum çünkü maalesef İspanyollar
genelde İngilizce bilmiyorlar, havaalanındaki yetkililerden, tren
istasyonundaki görevlilere, turistlik
yerlerdeki garsonlara kadar durum bu şekilde. Bu yüzden ilk aylarda yerel halk
ile çok fazla iletişim kurumadım. Ancak örneğin EVS için Almanya’ya giden
arkadaşım bu konuda çok rahattı çünkü Almanya’daki birçok kişi İngilizce
konuşabiliyor (o da Almanların İngilizce konuşmak istemediğinden yakınıyordu).
Kuzey ülkelerinde İngilizce bilen kişi sayısı oldukça fazladır ancak
güneye doğru bu oran azalıyor, bu da sizin -gittiğiniz ülkenin dilini
bilmiyorsanız eğer- yerel halkla iletişiminizi oldukça zorlaştırıyor.
Projenize
başladığınız zaman gittiğiniz ülkenin dilinde haftada 5 saatlik dil eğitimi almanız gerekli. Ancak dikkat edin gittiğiniz bölge otonom ise size sağlayacakları
kurs kendi dillerinde olabilir (örneğin İspanya’nın Barcelona şehrinde Katalan
dilinin konuşulması sebebi ile size İspanyolca değil, Katalanca dersi
sunabilirler) Dil desteğinin siz oraya gittiğiniz dönemde başlaması gerekir.
Bununla birlikte size verilen dil desteği resmi bir dil kursu niteliğinde olmak
zorunda değildir, zaten o yüzden de adı dil desteği, ‘dil dersi’ ya da ‘dil
kursu’ değil. Ev sahibi kuruluşta çalışan kişiler tarafından kişisel olarak
çalıştırılan EVS gönüllüleri tanıdığım gibi, dil kursuna giden gönüllüler de
tanıyorum; bu durum tamamen kuruluşunuza ve projenize bağlı olarak değişiyor.
Proje
seçimindeki diğer önemli bir konu ise projede sizin gibi kaç gönüllünün
çalıştığı… Düşünün ki dilini hiç bilmediğini bir ülkedesiniz, küçük bir şehirde
yaşıyorsunuz, çok az kişi yabancı dil biliyor ve projede yalnızsınız, evde de
tek başınıza kalıyorsunuz… Eğer sosyal biriyseniz hayat oldukça zorlaşır ve tüm
motivasyonunuzu kaybedebilirsiniz. Bununla birlikte sizin gibi projede birkaç
arkadaşınız olursa, ya da aynı evde yaşadığınız gönüllüler olursa ve iyi de
anlaşırsanız gayet güzel bir EVS süreci geçirebilirsiniz. İspanya’da eğitimde
tanıştığım bir gönüllü bana yaşadığı şehirde çok fazla arkadaşı olmadığını,
bununla birlikte projedeki diğer gönüllüler ile çok iyi anlaştığını ve sürekli
birlikte zaman geçirdiklerini anlatmıştı. Aynı eğitimde tanıştığım başka bir
gönüllü ise projesinden hiç memnun değildi ve hatta projedeki aksaklıklar
nedeniyle projeyi bırakmayı düşünüp, ev sahibi kuruluşu ile uzlaşıya vardıktan sonra
vazgeçmişti. Yaşadığı yerin küçük bir yer olduğunu, projede tek olarak
çalıştığını, evini 65 yaşında yaşlı bir adamla paylaştığını ve bir şeyler
paylaşabilecek bir arkadaşının bile olmadığını, tüm bunların ise projedeki
aksaklıklar ile birleşince hayatı çekilmez hale getirdiğini söylemişti.
Kalacağınız
ev ise tamamen şans konusu. Almanya’da EVS yapmış eski bir gönüllü bana
projenin ilk aylarında ofiste kaldığını söylemişti!!! Ev kiraları Berlin’te çok
pahalı olduğu için sabah ofis olarak kullandıkları apartmanı akşam ev olarak
kullanmak zorunda kalmış bir süre… Yunanistan’da çevre konulu bir projede kuş
gözleminde çalışan bir eski gönüllü anlatmıştı; 2 katlı bir evde 14 kişi
(kız-erkek karışık) kalıyorlarmış ve 1 tane tuvalet/banyo varmış :/ Barcelona’daki gönüllünün ise ev sahibi organizasyonu, ev kiralarının pahalılığından dolayı bir ailenin odasını
kiralamış, kız odasının çok küçük olduğunu, hatta penceresinin bile olmadığını,
eve misafir getirmesinin de yasak olduğunu söylemişti… İngiltere’deki bir
arkadaşım da bir ailenin yanında kalıyor. Danimarka’dan çocuk projesi için seçilen
2 gönüllüye ise çocuk yurdunda gönüllü olarak çalışacakları ve yurtta diğer
çocuklarla birlikte kalacakları ve yurtta diğer çocuklarla birlikte yemekhanede
yemek yiyecekleri söylenmişti.
Bu
örnekleri beklentilerinizi çok yüksek tutmamanız için anlatıyorum, ‘3 EVS gönüllüsü
şehir merkezinde güzel bir evde kalacağız, her şey çok güzel olacak’
düşünceleri ile gitmeseniz, hayal kırıklığına uğramamış olursunuz..
Ev
konusunda iyi örnekler de verebilirim. Ben bu konuda oldukça şanslıydım,
projedeki arkadaşımla aynı evi paylaştık; evim şehir merkezindeydi, gayet
modern ve güzel bir manzarası vardı. Tek başına kaldığım odamda iki yatak olduğu için bir çok misafir ağırlama şansım bile oldu.(Malaga
tatil merkezi olunca gelen giden çok oluyor..) Cordoba/İspanya'da gönüllü bir arkadaşım da koşullardan gayet memnundu. Projesinde çalıştığı gönüllü ile aynı evde
kalıyordu, ev gayet genişti ve 2 kişi yaşıyorlardı. Bürger/Almanya'daki arkadaşım da projesindeki diğer gönüllü ile aynı evi paylaşıyordu; ev oldukça geniş ve güzeldi..
![]() |
| Mutfak pencerem: Gibralfaro Kalesi/ Malaga |
Size birçok farklı seçenek sunabilirler, genel
olarak bu seçenekler kurulusun evsdatabase sayfasında belirtilir, eğer
belirtilmemişse aktivite anlaşmasında belirtilir. Örneğin EVS duyurularını hazırladığım
haftalık bültendeki bir ilanda, Finlandiya´da bulunan kurulusun sayfasında
kabul edecekleri gönüllünün kültür ve dil konusunda Finlandiya’ya daha iyi uyum
sağlayabilmesi için Finlandiyalı bir ailenin yanında kalacağı ve bunu göz önünde
bulundurarak projeye başvurulması gerektiği yazıyordu…
Projede
kaç saat çalışılacağı da ayrı bir şans konusu. Genel olarak evdatabase’de proje
tanımında yazar bu bilgiler ancak benim gördüğüm kadarıyla projeden projeye
farklar var..Örneğin Cordoba’da yaşayan arkadaşım günde 3-4 saat çalışıyor.
Ukrayna’da gönüllülük yapan İspanyol bir arkadaşım görevinin günde 3-4 saat
çocuklarla top oynamak olduğunu ve futbolu çok sevdiği için de kendisini hiç çalışmıyormuş
gibi hissettiğini söylemişti. Şahsen ben de 5 saat çalışıyorum ve çalıştığım
konular hobilerim arasında olduğu için ben de kendimi her gün düzenli olarak
hobilerimi yapıyor gibi hissediyorum J İspanya’da
eğitimde karşılaştığım başka bir gönüllü ise projesinde 1 günde 5 saat
içerisinde bitirmesi gereken işleri 2 saat içerisinde rahatlıkla
bitirebildiğini ve 3 saat bilgisayar başında zaman geçirdiğini söylemişti…Bunun
yanında gene İspanya’da normalde en fazla haftada 30 saat çalışması gerekirken işlerin
yoğunluğu nedeniyle haftada 35 saate kadar çalışan ve bu durumdan oldukça
rahatsız olan bir gönüllü ile de tanışmıştım. Almanya’daki arkadaşım ise tüm
işlerin belli olduğunu, haftalık
programa dakikası dakikasına uyduklarını ve haftada tam olarak 30 saat
çalıştıklarını söylemişti.
Elinize geçen paranın toplamı da projeden
projeye değişmekte. Genel olarak kuruluşlar sizin yemek
derdinizle ilgilenmek istemedikleri için cep harçlığınıza yemek parasını
eklerler. Yani aybaşında cep harçlığı ve yemek paranız elinize toplu olarak
gelir. Ancak bu aylık para şehirden şehre ve projeden projeye fark
gösterebiliyor. Örneğin İspanya’da aylık toplam (cep harçlığı + yemek) 245 Euro alan gönüllü de, 310
Euro alan gönüllü de var. Hatta aylık cep harçlığı ve yemek parası olarak
toplam 300Euro alan, ayrıca da projede çalıştığı hastaneden günde 2 öğün yemek
yiyen gönüllü de var…Kısmet işte J
| Christophe Colomb'un Mezarı/ Sevilla |
Sizin
konaklama ve yol masraflarınız
ne kadar fazla ise elinize geçe miktar o kadar az olacaktır. Yemek ve cep
harçlığı olarak 310 Euro alan gönüllünün yaşadığı şehirde ev kiraları da ucuz
olduğu için ev sahibi organizasyon konaklamaya fazla para harcamıyor ve gönüllüye
daha fazla para kalıyor. Ancak Barcelona’da yaşayan arkadaşım 245 Euro alıyor
çünkü ev sahibi organizasyon konaklamaya daha fazla ödüyor, haliyle gönüllüye de
daha az miktar vermek zorunda kalıyor.
Elinize
geçen aylıklar projeden proje ve ülkeden ülkeye değiştiği için haliyle
biriktirip gezmeye ayıracağınız miktar da değişiyor. Almanya’daki arkadaşım
ayda 200 Euro biriktirme şansının olduğunu ve bu parayla da rahatça gezdiğini
söylemişti. Makedonya’da gönüllülük yapan arkadaşlarım ayda 80-100 Euro kadar
biriktirme imkanlarının olduğunu söylemişti. İngiltere’deki arkadaşım ise
aldığı para ile kısıtlı yaşadığını ve çok para biriktiremediğini söylemişti.
Romanya’daki arkadaşım ise aldığı paranın Romanya’daki askeri ücretten daha
fazla olduğunu, üstüne ev kirası ve yol parası vermediği halde paranın
yetmediğini ve ay sonunu zor getirdiğini söylemişti. Bu arada İspanya’da
Barcelona ve Madrid haricindeki bölgelerde kesinlikle böyle bir durum söz
konusu değil, aldığınız para (eğer sigara kullanmıyorsanız, zira genelde sigara
çok pahalı; alkol de sudan daha ucuzdur) yaşamanıza ve gezmenize yetecek şekilde.
Tabi her hafta sonu Paris’e gidemezsiniz ancak en azından istediğiniz ülkeleri
gezme şansınız olur J Size bu konudaki
tavsiyem daha önce kuruluşunuzda gönüllülük yapmış birilerini bularak doğrudan
iletişim kurmanız ve doğrudan öğrenmeniz. Ülkeden ülkeye ve projeden projeye
farklar olduğunu düşünürsek genel olarak değerlendirmek oldukça zor…
Eğer ev sahibi organizasyonunuz
yemeğinizi sağlayacaksa, elinize sadece aylık cep harçlığı da geçebilir, örneğin
yukarıda belirttiğim Danimarka’daki çocuk yurdunda proje yapacak gönüllüler
sadece cep harçlığını nakit olarak alacaklar ve yemeklerini kurumda yiyecekler.
EVS’nin
en önemli artılarından biri olan gezme konusuna gelirsek; daha çok ülke gezmek amacınız
varsa Schengen Bölgesi içerisinde projelerle ilgilenebilirsiniz. İngiltere
Schengen’e dahil olmadığı için İngiltere’deki arkadaşlar Schengen bölgeleri
için vize almak durumundalar ve bu nedenle gezemediklerinden yakınıyorlar. Yine
Makedonya’daki arkadaşlar da Schengen vizesine dahil olmamaktan şikayetçiler.
Ülke seçiminden önce Schengen ülkelerine göz atarsanız sonrasında sürprizle
karşılamazsınız.
Bununla birlikte uzun dönem EVS yapacaksanız, en basta da belirttiğim gibi ülkeden çok proje konusuna göre seçim yapmanızı öneririm. Eğer proje istediğiniz gibi ise, gezme konusu çok da önemli olmayacaktır. İstediğiniz bir konuda, size artı katacak ve sizi geliştirecek bir projede çalışmak, sizi ülke gezmekten çok daha mutlu edecektir. AGH -EVS yapan birisi olarak önerilerim bu şekilde...
Bununla birlikte uzun dönem EVS yapacaksanız, en basta da belirttiğim gibi ülkeden çok proje konusuna göre seçim yapmanızı öneririm. Eğer proje istediğiniz gibi ise, gezme konusu çok da önemli olmayacaktır. İstediğiniz bir konuda, size artı katacak ve sizi geliştirecek bir projede çalışmak, sizi ülke gezmekten çok daha mutlu edecektir. AGH -EVS yapan birisi olarak önerilerim bu şekilde...
20 Ekim 2012 Cumartesi
AGH Başvurusu
Motivasyon mektubunuzu yazdınız kabul
edelim, (eğer hala hazırlamadıysanız : 'Motivasyon Mektubu Nasıl Yazılır' blog yazımı okuyarak yazabilirsiniz)
Şimdi sıra CV’nizi doldurmakta. Bu konuda iş
yerlerine başvururken kullandığınız klasik CV formatından ziyade, AB’nin
hazırlamış olduğu EUROPASS CV formatını kullanmanızı öneririm. AB içerisinde CV
kullanımında standardı sağlamak için oluşturulan CV hem pratik hem de niteliklerinizi
klasik CV’lere oranla daha iyi açıklıyor: buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz
CV’yi doldururken İngilizce’yi tıpkı
motivasyon mektubunda olduğu gibi düzgün kullanmaya, deneyimlerinizi ve
kazandığınız becerileri doğru İngilizce ifadelerle yazmaya özen
göstermelisiniz.
| Benalmadena, Malaga-İspanya |
Dear
Madam/Sir
After
having seen your Project in EVS Database, I would like to send my CV and
motivation letter. Please find my CV and motivation letter on the attachment.
I
look forward to hearing from you.
Yours
Faithfully
şeklinde
yazmış, Europass CV ve motivasyon mektubumu da dosya olarak ekleyerek mail
atmıştım. Şu an EVS gönüllüsü olarak çalıştığım kuruluşun mail adresine gelen
mailler genel olarak bu şekilde. Bunun yanında ek dosya olarak fotoğraf ekleyen
adaylar da var. Ben motivasyon mektubuma ya da mailime dosya olarak fotoğraf
eklememiştim, sadece Europass CV içerisinde vesikalık tarzı bir fotoğrafım vardı.
Benimle birlikte projeyi yürüten diğer gönüllü arkadaşımın da Europass CV
haricinde fotoğrafı yoktu.
Dilerseniz mail içerisine dosya olarak ya da
motivasyon mektubunuza birkaç fotoğraf ekleyebilirsiniz. Sizin seçilmenizdeki
ana etmenlerden birisi değildir ancak maile renk katabilir.
Gönüllü olarak çalıştığınız bir dernek varsa
aktivitelerinizle ilgili olabilir, ya da daha önce katıldığınız ve motivasyon
mektubunuzda belirttiğiniz projelerde çekilmiş bir fotoğrafınız olabilir…Takım
elbiseli, kravatlı ve çok ciddi fotoğraflar göndermenize gerek yok. Günlük
hayatınızda çekilmiş bir fotoğraf daha samimi olacaktır. Ev sahibi
kuruluşum Türkiye’den başvuran adayların neden takım elbiseli ve kravatlı
fotoğraflarını CV’lerine eklediklerini sormuştu, malum bizim iş görüşmelerinde
düzgün giyinmek lazım ama onların bakış açılarında da bu bir gönüllülük projesi, profosyonel bir iş değil.
Mailinizi proje başvurusu için belirtilen maile yollarsınız. Bu mailleri nereden bulacağım diyorsanız: AGH Projesi Bulmak İçin Yapabilecekleriniz yazımı okumanızı tavsiye ederim.
Mailinizi proje başvurusu için belirtilen maile yollarsınız. Bu mailleri nereden bulacağım diyorsanız: AGH Projesi Bulmak İçin Yapabilecekleriniz yazımı okumanızı tavsiye ederim.
Mailinizi yolladıktan sonra geriye en sıkıcı
bölümü kalıyor: cevap beklemek..
Bazı kuruluşlar: ‘Üzgünüz ancak şu anda
gönüllü aramıyoruz’ gibi bir maille dönebilirler ya da ‘Bu dönemde değil ancak
önümüzdeki başvuru döneminde gönüllü alacağız, o zaman başvuru yaparsanız
değerlendiririz’ şeklinde olabilir. Ya da size bir anket göndererek ‘Lütfen bu
sorulara cevap vererek 3 gün içerisinde bize mail ile tekrar gönderiniz’ şeklinde
de olabilir. Genel olarak proje için ileri düzey yabancı dil gerektiğinde bu
şekilde anket gönderdiklerini görüyorum.
Yolladığınız maillere gelen cevapların süresi
de ilginçtir. Ben Barcelona’da bir projeye başvurmuştum Aralık 2011’de. Ocak
ayında Asociacion Juvenil Intercambia tarafından seçildim ve 1 Şubat
başvurularında proje başvurum yapıldı. Mart 2012’de Barcelona’daki projeden
mülakat için yanıt geldi: ‘Motivasyon mektubunuzu beğendik ve proje için
görüşme yapmak istiyoruz’ diye, 4 ay sonra!!
Belirtmek istediğim çok çok ÖNEMLİ bir konu
var: bir kuruluşa mail atarak ‘Şu anda projeniz için gönüllü arıyor musunuz?
Arıyorsanız size motivasyon mektubumu ve CV’mi yollayacağım’ DEMEYİN!!! Kuruluşların %99’unda motivasyon
mektuplarını günlük olarak kontrol eden ve cevap veren bir mekanizma bulunmuyor.
EVS projeleri için gönüllü aradıklarını ilan veriyorlar ve son başvuru tarihine kadar
gelen mailleri inceleyerek 1-3 hafta içerisinde değerlendirip, en iyi olanları
mülakat için seçiyorlar. Bazen de direk olarak seçebilirler ve ‘Sizi proje için seçtik, lütfen 3 gün
içerisinde olumlu/olumsuz cevabınızı bildiriniz’ şeklinde bir mail de
gönderebilirler. Benim gönüllü olarak çalıştığım kuruluşa gelen bazı maillerde
görüyorum ‘Projeniz için gönüllü arıyor musunuz? Eğer arıyorsanız size CV ve
motivasyon mektubumu göndermek istiyorum’. Proje için gönüllü aranıyor olsa
dahi genel olarak bu şekilde gelen maillere cevap vermiyoruz (çünkü çok yoğunuz,
her gün en azından okunması gereken onlarca mail oluyor) Bu şekilde
soracağınıza direk olarak motivasyon mektubunuzu ve CV’nizi de maile ekleyerek
yollayın ki proje için gönüllü seçimi varsa hemen değerlendirmeye alınsın.
Son olarak da mail adresinizi her gün kontrol
etmeye özen gösterin. Şu şekilde bir mail gelebilir: ‘Projemiz için seçildiniz,
tebrikler. Eğer cevabınız olumlu ise yarına kadar bizimle iletişim kurmanızı
bekliyoruz, aksi taktirde cevabınızı olumsuz olarak kabul edeceğiz.’ Aynen bu şekilde
bir mail arkadaşıma gelmişti, mailini her gün kontrol ettiği için şu an Almanya’da
projesini yürütüyor J
| Benalmadena, Malaga-İspanya |
3 Ekim 2012 Çarşamba
Motivasyon Mektubu Nasıl Yazılır ?
| İspanya/ Malaga, Costa del Sol -Güneşin Sahili |
İlk olarak “40 Soruda Avrupa Gönüllü Hizmeti ” adresindeki tüm bilgileri dikkatle okursanız, European Voluntary Service (EVS)- Avrupa Gönüllü Hizmeti (AGH) tam olarak kafanızda şekillenecektir.
Size
tavsiyem: motivasyon mektubu nasıl yazılır sorusu öncesinde kafanızda gitmek istediğiniz ülke ve çalışmak istediğiniz proje konularını netleştirmeniz.. Proje konusu, gitmek istediğiniz ülkede çalışacağınız
alandır ve motivasyon mektubu içerisinde mutlaka belirtilmesi gerekir. Evsdatabase sayfasından soldaki "Filter list by" seçeneğinin altında bulunan seçeneklerden "country" kısmından gitmek istediğiniz ülkeyi ve "project topics" seçeneğinden de
çalışmak istediğiniz proje konusunu seçebilirsiniz.
Kuruluşlara bakarken sayfanın en sağında bulunan tarihleri göz ardı edebilirsiniz, bu tarihlerin sizin başvurunuzla hiçbir alakası bulunmamaktadır. Proje tarihleri maalesef evsdatabse sayfasında yer almıyor.
Gitmek istediğiniz bir
ülke olabilir ve ‘Fransa olsun da hangi
proje konusu olursa olsun’ diyebilirsiniz ya da ‘gençlik konusu olsun da ülke fark etmez, her yere giderim’ ya da ‘İtalya’da çocuk konulu projeler alanında çalışan bir
kuruluş arıyorum’ gibi bir düşünceniz olabilir… Önemli olan düşüncelerinizi
ev müstakbel ev sahibi kuruluşunuzun hoşlanacağı şekilde AGH motivasyon mektubunuza
aktarmak. Eğer gönderici kuruluşunuzun
projesine seçilmiş olarak gitmiyorsanız, kabul alacağınız kuruluşu kendiniz
bulmak durumundasınız ve kuruluşların sizi kabul etmesini sağlayacak olan en
önemli etmen motivasyon mektubunuzdur.
Motivasyon
mektubunuzda proje konusuna neden başvurduğunuzu ve o ülkeyi neden istediğinizi
yazmanızı önemle tavsiye ederim. Bu durumu şu şekilde düşünebilirsiniz; siz ev
sahibi kuruluş olsaydınız proje konunuz üzerinde daha önceden çalışmış ya da bu
konular hakkında bilgi sahibi, gönüllülük deneyimi olan, ne istediğini bilen ve
bulunduğunuz ülkenin kültürüne meraklı, dilini öğrenmeye istekli ve motivasyonu
yüksek bir gönüllüyü mü tercih ederdiniz yoksa ‘evet, bence gönüllülük çok iyi bir şey, ben de zaten bir Avrupa’yı
görmek istiyordum, ülke filan fark etmez, yeter ki kabul alayım’
yaklaşımında bir gönüllüyü mü tercih ederdiniz? Ayrıca ‘ben sizin ülkenizi çok severim, hep sizin ülkenize gitmek
istemişimdir..’ gibi bir yazı da kesinlikle önermem, ülkeyi (İtalya,
Fransa, Romanya, Bulgaristan…) açıkça belirtin ve o ülkeyi neden seçtiğinizi de
yazın ki ‘kardeşim uğraştırmayın beni,
yüzlerce kuruluşa başvurmayı düşünüyorum ben daha, hiç seçici değilim, her bir
ülke için ayrı motivasyon mektubu hazırlayamam, olduğu kadar artık’ gibi
bir izlenim oluşturmasın. Bu şekilde genel ifadeler yazarsanız gerçekten
yüzlerce kuruluşa başvurmak zorunda kalabilirsiniz.
![]() |
| Feria De Malaga |
Mesela
‘ben kültür-sanat konulu projelerle ilgiliyim,
özellikle heykel sanatı ile ilgili birçok kitap okudum ve okuduğum kitaplar
sonrasında İtalya’ya olan ilgilim arttı, İtalya Rönesans Dönemi’nin en iyi
heykellerinin olduğu ülke ve İtalya’ya giderek bu heykelleri görmeyi, İtalyan
kültürünü tanımayı ve keşfetmeyi çok istiyorum’ tarzı bir yazı olabilir. Not:
bu yazdıklarımı direk yazmayın bence J
biraz yaratıcı olun, mesela wikipediadan ülkelerin tarihleri ve kültürleri ile
ilgili bilgi edinebilirsiniz. Çek Cumhuriyeti’nin Prag’ı ilginizi çekmiş
olabilir, ya da Finlandiya’nın gece-gündüz dengesi ve doğal güzelliği sizin bu
ülkeye ilgi duymanıza neden olmuş olabilir… Ayrıca proje konusunu, gitmek istediğiniz ülke ve ilgi
alanlarınızı bu şekilde birbirine bağlı olarak belirtebilir ve yazacağınız
motivasyon mektubu içerisinde konu bütünlüğünü sağlayabilirsiniz.
Avrupa Gönüllü Hizmeti için motivasyon
mektubunda paragraflardaki konu bütünlüğü önemlidir. Bir paragrafa ‘ben spor yapmaktan hoşlanırım. Daha önce 2
ay fotoğraf kursuna gittim. En sevdiğim yönlerim çok girişken olmam ve herkesle
kolayca kaynaşabilmem. Fransa’da evs yapmak istiyorum, beni seçerseniz
sevinirim. Bence gönüllülük çok iyi bir şey, herkes gönüllü olmalı. En sevdiğim
spor tenis oynamak, lisede 3 ay tenis kursuna gitmiştim. İktisat bölümünden
mezun oldum. Fotoğraf çekmek hobilerim arasındadır. Gençlik projeleri konularında çalışmak
istiyorum çünkü çok severim. Daha önce Fransa’ya tatile gitmiş, Fransa’ya
hayran kalmıştım bu nedenle Fransa’da EVS yapmak istiyorum’ gibi karmaşık bir yazı yazmamalısınız!
Paragrafların bir bütünlüğü olsun ki,
okuyan sizin niyetinizi, isteğinizi ve meziyetlerinizi iyice anlasın.
| Sevilla, İspanya |
Diğer bir paragrafta neden o proje konusunu seçtiğinizi ve neden o ülkeyi seçtiğinizi bağlantılı olarak anlatabilirsiniz. Yine paragrafa proje teması ile ilgili daha önce deneyimlerinizi, ÖZELLİKLE daha önce bu konuda varsa GÖNÜLLÜLÜK deneyimlerinizi, ya da bir şekilde bu proje konusu hakkında bir faaliyette bulunup bulunmadığınızı belirtebilirsiniz. Hatta kariyer hedefinizin ne olduğunu ve projeye kabul edilmenin bu hedefinize katkılarını (eğer varsa) anlatabilirsiniz.
Mesela ‘ben
çocuklarla vakit geçirmeyi çok seviyorum, bu nedenle Türkiye’de çocuklar ile çalışan
bir kuruluşta gönüllü çalışıyorum (adı neyse yazarsınız ve kısaca kuruluşu
tanıtırsınız genel olarak). Bu nedenle çocuk konulu projelerde evs yapmak istiyorum,
özellikle dar gelirli ailelerden gelen ve okumak istemeyen çocuklar ile ilgili
deneyim edinerek geri döndüğümde bu deneyimlerimi gönüllü olarak çalıştığım
kuruluşumda aktif olarak kullanmak istiyorum’ tarzında bir ifade olabilir. Ya
da örneğin üniversitede öğretmenlik okudunuz ve sizin gittiğiniz ülkede farklı
ülkeden çocuklarla çalışmanın ve farklı öğretim metotları öğrenmenin bakış
açınızı değiştireceğini ve mesleğinize katkıda bulunacağını yazabilirsiniz. Tek yapmanız gereken yaratıcı olmak ve kendinizi iyi ifade etmek :)
Örneğin çevre ile ilgili bir projeye başvuruyorsanız daha önce çevre ile ilgili geri dönüşüm projesine katılmış olmanız, çevre konularında aktif bir örgüte üye olmanız ve projelerine katılmış olmanız ve motivasyon mektubunuzda çevreye duyarlılığınızı vurgulamanız bu konuya olan ilginizi ve motivasyonunuzu gösterir. Eğitim-spor ile ilgili projeler için üniversitede dağcılık kulübünde olmanız veya uzun yıllar okul takımında basketbol oynamanız iyi bir deneyim olacaktır.
Ancak ‘ ben dil öğrenmek amacıyla Fransa’da EVS
yapmak istiyorum ’ tarzı ifadeleri tavsiye etmem çünkü dil öğrenmek bu
programın çıktıları arasında olsa da program amacı değil ve müstakbel ev sahibi
kuruluşunuzda olumlu etki bırakmaz.
Olumlu etki bırakmayacak cümlelere daha önce incelediğim ve bir türlü kabul almayan mektuplardan bir kaç örnek vermek istiyorum:
'İleride daha rahat iş bulmam için Fransızcamı ilerletmem gerekiyor ve ailemin beni Fransa'da dil kursuna gönderecek geliri olmadığı için Avrıpa Gönüllü Hizmeti'ne katılmak istiyorum, beni seçerseniz bana büyük bir iyilik yapmış olursunuz' (AGH projeleri dil kursu değildir)
'İngilizcemi geliştirmek istiyorum ancak İngiltere'deki dil kursları çok pahalı olduğu için EVS yapmak daha mantıklı geldi' (AGH projeleri dil kursu değildir)
'Eramus ile yurt dışına çıkabilmek için yeteli not ortalamasını sağlayamadım, neredeyse tüm arkadaşlarım gitti, ben de yurt dışına gidip görmek istiyorum ve bu nedenle EVS yapmaya karar verdim'(EVS projeleri bedava yurt dışı/ ücretsiz yurt dışı için bir yol değildir)
'Her türlü proje konusu bana uyar: çocuk çalışmaları, gençlik çalışmaları, yaşlı bakımı, çevre, kültür sanat, şehir ve kalkınma, bilgi iletişim, cinsiyet eşitliği...' (Hiç kimsenin bu kadar geniş ilgi alanı olmaz, ne iş olsa yaparım gibi bir mantık uyandırır ve seçici olmadığınızı göstermenin yanında tek amacınızın yurt dışına çıkmak olduğunu da ifade eder)
Gitmek istediğiniz ülkeye ve çalışmak istediğiniz proje konularına karşı olan tutkunuzu belirtmeniz ve kesinlikle istediğinizin bu olduğunu mektuba yazmanız bu konudaki kararlılığınızı gösterecektir ve sizin için artı olacaktır.
AGH/EVS motivasyon mektubu konusu gerçekten kişiye özel ve genel kalıplara sığdırılamayacak bir konu. Bu güne kadar onlarca kabul almış mektup okudum..hiç birisi birbirine benzemiyordu ..
AGH/EVS motivasyon mektubu konusu gerçekten kişiye özel ve genel kalıplara sığdırılamayacak bir konu. Bu güne kadar onlarca kabul almış mektup okudum..hiç birisi birbirine benzemiyordu ..
Yine de genel olarak mektubun devamında nelerden bahsedeceğinizle ilgili olarak en kısa
yol şudur: örneğin Almanya’ya gitmek istiyorsunuz, evdatabase linkinden Almanya seçerek, Almanya’daki kuruluşların sayfalarına göz atın ve
gitmek istediğiniz şehirler-bölgelerdeki ya da istediğiniz proje konularında çalışan kuruluşların sayfalarından nasıl bir
gönüllü profili istediklerini okuyun. Örneğin çocuklarla ilgili projelerde çalışan bir
kuruluşun sayfasında;
-daha
önceden çocuklarla çalışmış olmak
-origami,
dans, çocuk oyunları konularında bilgi sahibi olmak
-(eğer
çocuklara boş zamanlarından aktivite sağlayan bir kuruluş ise) hafta sonu
çocuklarla ilgilenebilecek ve hafta içi izin günlerini kullanmaya istekli
-toplumun
farklı sosyal yapılarından gelen çocuklar ile daha önce çalışmış..
bir
gönüllü istediklerine dair ifadeler bulunabilir. Hatta kuruluş, kendi ülkesinin
dilinin gönüllü tarafından temel düzeyde yada orta düzeyde bilinmesini de
isteyebilir. Şahsen İspanya’ya başvururken bazı kuruluşların
sayfalarında ‘orta/temel düzey İspanyolca bilgisi olan gönüllüleri tercih
ediyoruz’ ifadesini gördüm.
| Catedral de la Almudena, Madrid |
Bu
tarz gençlik değişimlerine katılmanızı tavsiye ederim, bu sayede farklı
ülkelerden gençler ile tanışıp, diyalog kurabilirsiniz ve aralarında ev sahibi
kuruluşta çalışan-ya da aktif olan birisi olabilir ve size kendi Avrupa Gönüllü Hizmeti projeleri için AGH yapma konusunda referans olabilir...
Örneğin
çocuklarla ilgili bir projede istiyorsanız Türkiye’de çocuklarla ilgili bir gönüllü kuruluşa üye
olup, bir süre deneyim kazanıp bu
deneyimlerinizden bahsedebilirsiniz.
Hiç
ilginizi çekmeyen bir konuda uzun dönem EVS yapmanızı hiç tavsiye etmem
açıkçası, çünkü gerçekten bir işkence haline gelebilir. Proje konuları incelediğinizde
ilginizi en çok çeken ve daha önceki aktivitelerinizle ilgili olan konulara yönelmenizi öneririm.
AGH motivasyon mektubunda
İngilizce'yi düzgün kullanmaya dikkat edin. Müstakbel ev sahibinizin ne
yazdığınızı anlamasını istiyorsanız; anlatmak istediğiniz ifadelerin
İngilizcede nasıl karşılık bulduğunu öğrenip o şekilde yazmanızı şiddetle
öneririm. Türkçe’den İngilizceye
yapacağınız kötü çevirmeler müstakbel ev sahibinizin motivasyon mektubunuzdaki
ifadeleri anlamamasına neden olur. ‘elinden gelen her şeyi yapmak’ deyimi
İngilizceye ‘he did everything coming from his hand’ olarak çevrilmez, ‘he did
his best’ diye çevrilir. Türkçe’deki ifadeleri doğrudan İngilizceye çevirmenin
oldukça komik bir örneği olarak intenetten bir örnek vermek istiyorum… Bu yazıyı (buraya tıklayın) ancak bir Türk anlar J Ama ev sahibiniz
anlamaz ve sizin motivasyon mektubu çöpe gider… Motivasyon mektubundaki çevirilere
dikkat!! Bu konuda İngilizcesi iyi olan birinden yardım alabilirsiniz.
Mektubunuzun süper bir İngilizce ile yazılmasına gerek yok, kelime hataları ya da
harf hataları olabilir, sonuçta İngilizce hiçbirimizin anadili değil, ancak
karşı tarafında da ne yazdığımızı anlaması gerekli, değil mi?
Mektupta
bildiğiniz dilleri ve seviyelerini belirtin. (bunu zaten CV hazırlarken de
yapacaksınız ama motivasyon mektubuna yazmakta da fayda var) Hatta dili nerede
öğrendiğinizi, ne kadar eğitim aldığınızı da belirtebilirsiniz. Diyelim ki
Fransa’ya başvuracaksınız ve ev sahibi kuruluş sayfasında aradığı gönüllü
profilinde ‘temel düzeyde Fransızca bilen’ bir gönüllü istediğini belirtmiş…
sizin de bu şekilde bir deneyiminiz varsa mutlaka mektubunuza yazın ‘Ben lisede Fransızca dersi aldım ,temel
düzeyde biliyorum’ ya da ‘üniversitede
Fransızca hazırlık okudum, ileri düzey Fransızca biliyorum. Üniversitede part
time çalıştığım uluslar arası kongrelerde konuşma/anlama seviyemi de geliştirme
imkanı buldum ’ ifadesi AGH motivasyon mektubunuzun dikkat çeken bir parçası olacaktır. AGH yapan birisi olarak dil konusunun önemli olduğunu düşünüyorum. Bununla ilgili AGH İçin Yabancı Dil Ne Kadar Önemli? yazımı okumanızı tavsiye ederim.
![]() |
| Cordoba, İspanya |
Yine
daha önceden çok kültürlü ortamlarda bulunmanız da sizin için bir artıdır ve bu
şekilde bir deneyiminiz varsa belirtmenizi tavsiye ederim. Önceden Erasmus ile
yurt dışına çıkmış olmanız, yurt dışında bir ülkeye kısa süreli bir dil kursuna
gitmeniz, birkaç gençlik projesine katılarak Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde
bulunmuş olmanız, çalıştığınız iş yerinde (örneğin bir ziraat mühendisi
olabilirisiniz ve çalıştığınız firmadaki iş arkadaşlarınız Hollandalı
olabilir..sizin de Hollanda’ya ilgiliniz bu şekilde ortaya çıkmış olabilir…)
okulda Erasmus arkadaşlarınızın olması ve hatta bunlardan bir tanesiyle ev
arkadaşı olmanız gibi daha önce yabancılarla iletişim halinde olduğunuz haller
varsa bahsedebilirsiniz.
Mektupta
karakteriniz ile ilgili konuları, boş zamanlarınızı nasıl değerlendirdiğinizi
de anlatabilirsiniz. Ben kendi mektubuma ‘gezmeyi ve çok seviyorum, bu nedenle
daha önce seyahat içeren işlerde çalıştım, beni seçerseniz İspanya’yı gezmeyi,tarihini
ve kültürünü öğrenmeyi planlıyorum.’ yazmıştım. Gençlik aktiviteleri
düzenleyen, bu aktiviteleri yürütmek için hem Malaga şehrinin farklı
bölgelerinde hem de Avrupa’nın farklı ülkelerinde faaliyetler ve seyahatler
içeren bir projeden kabul almış olmam ilginç değil mi ?
| Nerja, Malaga |
Mektubunuzda aileniz ile ilgili bilgilere yer vermemelisiniz. Bana ev sahibi kuruluşum ilk günlerde şöyle demişti : 'Türkiye'den gelen mektupların hemen hepsinde adayların ailelerini anlattıklarını görüyoruz ve kendilerini anlatmaları gereken mektuba ailelerini yazmalarına çok şaşırıyoruz...' yeterince açık bir cümle!! Proje için uygun olup olmadığınızı kaç kardeş olduğunuza, proje hakkındaki motivasyonunuzu ya da ailenin kaçıncı çocuğu olduğunuza bakarak anlayamayacakları için siz en iyisi aileniz ile ilgili herhangi bir bilgi vermeyin.
Hatta
bu mektupları okuyanlar Avrupa Gönüllü Hizmeti gönüllüleri de olabilir (örneğin çalıştığım
kuruluşa gelen motivasyon mektuplarını okuyup bizden sonraki EVS’lerin kim
olacağına biz karar vereceğiz) Durum böyle olunca amacınızı ve deneyimlerinizi, etkili ve en önemlisi kısa
bir şekilde anlatıp AGH motivasyon mektubunuzu 1 sayfaya sığdırmanızı öneririm.
1 sayfalık motivasyon mektubu; anahtar kelimelere, düşüncelerinizden çok somut eylemlerinize ve
deneyimlerinize göz atarak sizi değerlendirmek için yeterli bir alan... Motivasyon mektubunuzu 1 sayfaya indirmenin tek yolu, lüzumsuz cümle kullanmamaktır.
Bu yüzden de laf kalabalığı yapıp söylediklerinizi tekrar etmektense yada
düşüncelerinizi ve hayallerinizi uzun uzun yazmaktansa, daha önceki somut deneyimlerinizi, proje
konusundaki isteğinizi, projeye ne katabileceğinizi ve projenin size ne
katabileceğini, kariyer hedefinizi belirtirseniz kendinize büyük iyilik yapmış
olursunuz.
Yazdıklarım moralinizi bozmasın, kendinize güvenin, kuruluşlara sizin gibi başvuran yüzlerce gönüllü olabilir ancak; motivasyon mektubunuz bu gönüllülerin içinden sıyrılarak mülakata kalacak düzeyde iyi yazılmışsa sorun yok..
Yazdıklarım moralinizi bozmasın, kendinize güvenin, kuruluşlara sizin gibi başvuran yüzlerce gönüllü olabilir ancak; motivasyon mektubunuz bu gönüllülerin içinden sıyrılarak mülakata kalacak düzeyde iyi yazılmışsa sorun yok..
| El Hamra Sarayı- Granada, İspanya |
Beni
300'den fazla aday arasından seçen kuruluşa gönderdiğim motivasyon mektubumda
anahtar kelimeler; İngilizcemin iyi olması, daha önce fotoğrafçılık eğitimi
almış olmam, photoshop bilgimin olması, broşür hazırlamak gibi becelerilerimin
olmasıdır. Nitekim gönderdikleri forumda iki adet projeden birisini seçmemi
istiyorlardı; ilk proje turizmin arttırılması için bölge tanıtımının yapılması, dergi vs. görsel sanatlarla ilgili çalışmalardı. İkincisi ise bölge
çocuklarının İngilizce öğrenmeleri için hazırlanmış bir projeydi. Projeler
belli ve projelere göre aradıkları gönüllü profili de belli… Ve buna göre hangi anahtar kelimelere baktıkları da sır değil :) Siz ev sahibi kuruluş olsaydınız, bölge
çocuklarının İngilizce öğrenmeleri için hazırladığınız bir proje için
İngilizcesi temel düzeyde birini projeye kabul eder miydiniz? Ya da turizmin
arttırılması için dergi, broşür çalışmalarını içeren bir proje için
kültür-sanat konularında hiçbir bilgisi, ilgisi olmayan ve ‘bence gönüllülük
çok önemli bir şey, herkes gönüllü olmalı, ben de gönüllü olmak istiyorum’
şeklinde motivasyon mektubunu doldurmuş bir
gönüllü kabul eder miydiniz?
Aslında, ilk önce kullanabileceğiniz artılarınızı belirleyerek bu doğrultuda bir proje konusu seçmeniz de mantıklı bir yol olacaktır. Sporla uğraşıyorsanız, spor içeren projelere; kültür-sanatla ilgiliyseniz de kültür-sanat projelerine yönelmeniz, proje konusu ile ilgili deneyim sahibi olduğunuz için seçilme şansınızı arttırır.
Evs
için başlayabileceğiniz tarihi de mektubunuzda belirtmenizi öneririm..örneğin ‘Haziran ayında üniversitem bitiyor ve bu
tarih sonrasında başlayabilirim’ gibi bir ifade olabilir, hatta ‘önümüzdeki
2 yıl boyunca AGH için uygun olacağım’
tarzında yazarak başvurunuzun önünüzdeki başvuru dönemi ile sınırlı
olmadığını da belirtebilirsiniz. Örneğin siz şubat dönemi öncesinde başvurdunuz
ancak ev sahibi kuruluşunuz size ‘Eylül
dönemi için gönüllü alacağız’ şeklinde bir maille geri dönebilir, bu tarz
mailleri saklamanızı öneririm. O döneme kadar kabul almasanız gelen maillere
bakarak tekrar başvuru yaparsınız, kabul alırsanız da Facebook sayfalarında
paylaşırsınız, gitmek isteyen gönüllüler için kolaylık olur.
Video, slayt,sunum tarzında motivasyon mektubu hazırlamak istiyorsanız BURADAKİ yazımı mutlaka okumanızı tavsiye ederim!
Feria de Malaga, Malaga Festivali
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



